Welcome, Misafir
Sitemize mesaj yazabilmek için Üye Olmanız gerekmektedir.

Kullanıcı Adı
  

Şifre
  


Forumları Ara

(Detaylı Arama)

Forum İstatistikleri
» Üyeler: 50
» En Son Üye: neslihan
» Forum konuları: 74
» Forum mesajları: 79

Tüm İstatistikler

Çevrimiçi Kullanıcılar
Şuan 77 Kullanıcı Çevrimiçi
» 0 Kayıtlı Kullanıcı
» 77 Ziyaretçi

En Son Konular
ACİLLL yardımmmm
En Son Mesaj: cerenmavi
01-28-2010 04:29 AM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 20
Yardım !!!!!!!!!!!!!!!!!!...
En Son Mesaj: reis1907
11-26-2009 03:46 AM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 51
MATEMATİK VE FEN EĞİTİMİ
En Son Mesaj: münazaraci
09-15-2009 10:25 PM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 105
idam cezası getirlmelidir...
En Son Mesaj: özgür
07-28-2009 11:29 PM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 144
Kırmızı Işık
En Son Mesaj: admin
05-19-2009 08:44 PM
» Cevaplar: 1
» Görüntüleyenler: 1079
Münazara ve örnek Münaara...
En Son Mesaj: admin
04-03-2009 11:55 PM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 429
Kürtaj serbest bırakılmal...
En Son Mesaj: admin
04-03-2009 11:44 PM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 336
ÇOK GEZEN Mİ ÇOK OKUYAN M...
En Son Mesaj: admin
04-03-2009 11:39 PM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 1870
2007 Yılı İlköğretim müna...
En Son Mesaj: admin
04-03-2009 11:25 PM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 505
Hükümlülerden münazara
En Son Mesaj: admin
04-03-2009 10:53 PM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 216

REKLAM ALANI

 
  ACİLLL yardımmmm
Gönderen: cerenmavi - 01-28-2010 04:29 AM - Cevap Yok

arkadaşlar merhabaaaa
bana bi münazara konusunda yardım lazımmm

"her koşulda kırmızı ışıkta durulmalıdır" 5dklık bi tez sunacağım ama yardım gereklliiiii

tşk...

Bunu Yazdır Bunu Arkadaşına Gönder

  Yardım !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Gönderen: reis1907 - 11-26-2009 03:46 AM - Cevap Yok

Merhaba arkadaşlar bizim münazara yarişması varda bize yardım eder misiniz ?

konumuz: Genetik bilimi insanın gelecegi için tehlikelidir

Bunu Yazdır Bunu Arkadaşına Gönder

  MATEMATİK VE FEN EĞİTİMİ
Gönderen: münazaraci - 09-15-2009 10:25 PM - Cevap Yok

arkadaşlar merhaba 5 ekimde okulda münazaramız olucak konumuz da "MATEMATİK VE FEN EĞİTİMİ EDEBİYATLA TARİH EĞİTİMİNDEN DAHA ÖNEMLİDİR YADA TAM TERSİ"

MÜNAZARA GÜNÜ HANGİ TARAFI SAVUNUCAGIMIZ BELLİ OLUYOR..2 TARAF İÇİN DE YARDIMCI OLABİLCEĞİNİZ BİRŞEYLER VARSA DİNLEMEK İSTERİM...

Bunu Yazdır Bunu Arkadaşına Gönder

  idam cezası getirlmelidir.
Gönderen: özgür - 07-28-2009 11:29 PM - Cevap Yok

idam cezası getirlmeli-getirlmemeli.argümanlarnızı bekliyorum

Bunu Yazdır Bunu Arkadaşına Gönder

  Kırmızı Işık
Gönderen: pınar-güzgan - 05-17-2009 07:54 AM - Cevaplar (1)

Merhabalar;

29 Mayıs'ta hükümet tarafı olarak çıkacağımız ikinci maçta ''sabaha karşı,ıssız bir yolda,kırmızı ışıkta durmaya gerek yoktur'' u savunacağız. Muhalefet tarafı ise ''her koşulda kırmızı ışıkta durulmalıdır'' ı savunacak...

Ekip olarak kendi argümanlarımızı yaratmaya çalışıyoruz.Ancak yardımlarınızada başvurmak istedik.Savunumuza güç katabilmemiz için birkaç argümanla destek olabilirmisiniz???

Bunu Yazdır Bunu Arkadaşına Gönder

  Münazara ve örnek Münaara Konuları
Gönderen: admin - 04-03-2009 11:55 PM - Cevap Yok

MÜNAZARA

Herhangi bir konu üzerinde zıt düşüncelerin karşılıklı olarak savunulmasına Münazara denir. Münazarada önemli olan "savunma" dır. Taraftarı az olan bir düşünce, iyi savunulduğu zaman çok kişi tarafından takdir edilebilir.

Münazara için genellikle üçer ya da dörder kişilik iki grup kurulmalı-dır. Gruplardan birisi işlenecek konuya olumlu, diğeri ise olumsuz yönden savunmalıdır. Yani, bir grup "tez", diğer grup ise "antitez" i almalıdır. Ayrıca, münazara yapacak kişileri değerlendirecek bir "jüri" seçilmelidir. Jüri, ya başlangıçta ya da münazara yapılacağı gün seçilebilir.

Olumlu tezin savunulması, olumsuzdan daha kolay olduğu için, konuşmaya, olumlu tezi savunan gruptan biri başlamalıdır. Konuşmacıların savunmalarının gücü kadar, taraflı ve tarafsız dinleyicilerin gösterilerinin de jüri üzerinde etkisi bulunur. Ancak, taraf tutan dinleyicilerin, karşı taraf konuşmacılarının moralini bozacak nitelikte gösteride bulunmaları doğru değildir. (K. GARİPOĞLU, Kompozisyon Bilgileri, s. 31)

Münazaraya katılacak kişilerle, jüri üyeleri münazara tekniği konusunda bilgilendirilmelidir. İki grup da kendi aralarında iş ve konu bölümü yapıp münazara gününe kadar hazırlıklarını tamamlamalıdır. Konuşmacılara, araştırma için en az 2-3 hafta süre verilmelidir.

Gruptaki her kişi savundukları konunun değişik alt konuları hakkında konuşmak zorundadır. Birden fazla kişi, aynı alt konuyu savunamaz. Münazarada yazılı metne bakarak okuma olmaz. Savunulan konu; sözlü ele alınmalıdır. Konuşmacıların, konularını bir kâğıda yazıp okumaları çok yanlıştır.
Münazarada etkili savunmanın önemli olması gibi, belli zaman içinde konuşmak da önemlidir. Bu nedenle konuşmacılara eşit zaman dilimleri verilmelidir. Bu zaman, genellikle 5-15 dakikadır.Ayrıca, münazarayı izleyen grup da çok önemlidir. Konuşmacılar; konularını savunurken izleyicilerin büyük bir sessizlikle konuları dinlemesi gerekmektedir. Konuşmacıların tutarsız bir düşüncesi, yanlış yerde yapılmış bir mimik hareketi izleyicilerde tepkiye neden olmamalıdır. İzleyiciler savunulan düşüncenin doğruluğunu ya da yanlışlığını onaylayacak davranışlardan uzak durmalıdır. Ancak, böylece jürinin doğru ve tarafsız değerlendirmesi mümkün olur.

Jürinin, değerlendirmede dikkat edeceği özellikler:
a)Türkçeyi kullanma gücü. (Diksiyon, vurgu, tonlama, kelime hazinesi, cümle kurma vb.)
b) El, kol ve yüz hareketlerini yerinde kullanma.
c) Savunmada inandırıcı olma. (Belgeler, istatistikî bilgiler, resimler, gazete ve dergi haberleri, güncel olaylarla örnekleme vb.)
ç) Konuşmacıların fizikî özellikleri. (Temiz ve düzenli kıyafet, saç, sakal tıraşı vb.)

Örnek Münazara Konuları:
Çok gezen mi çok bilir, çok okuyan mı?
İlk insanlar mı daha mutludur, günümüz insanı mı?
Savaşta bilgi mi üstündür, kılıç mı ?
Toplumun ilerlemesinde kadın mı, erkek mi daha önemlidir?
Başarıda çalışmak mı, şans mı önemlidir?
Kalkınmada köyden mi, kentten mi başlamalı?
İklim; insanın kişiliğini değiştirir mi, değiştirmez mi?
Turizmin gelişmesinde para mı önemli, eğitim mi?
Uygarlığın gelişmesinde sanat mı, bilim mi önemlidir?
Ormanların korunmasında yasalar mı, çevre bilinci mi etkili olur?
Çocuk eğitiminde aile mi, okul mu etkilidir?
Başarıya ulaşmak için zekâ mı, çalışmak mı önemlidir?
Para; her kapıyı açar mı, açmaz mı?
Çocuk eğitiminde anne mi, baba mı daha önemlidir?
Ülkenin kalkınmasında tarım mı, sanayi mi önde tutulmalıdır?
Ailede kadın çalışmalı mı, çalışmamalı mı?
İnsan mı doğaya, doğa mı insana hâkimdir?
İnsana suç işleten kendisi midir, toplum mu?
Ülkeyi kalkındıracak olan para mıdır, eğitim midir?
Ülkenin hızlı kalkınmasını sağlayan kamu sektörü müdür, özel sektör mü?
Çocuk eğitiminde çevre mi, aile mi etkilidir?
Atomun bulunması insanlık için yararlı mı, zararlı mı olmuştur?
Bir toplumun gelişmesinde sinema mı, tiyatro mu etkilidir?
Savaşlar yapıcı mıdır, yıkıcı mıdır?
(S. SARICA - M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 271)

Veliler (anne-baba) en iyi öğretmendir. Fikrine katılıyor musunuz?

Son zamanlarda yemek yapmak kolay hale geldi. Bu kolaylık insanların yaşam tarzında bir gelişme sağladı mı?

Televizyon arkadaş ve aileler arasındaki ilişkiyi bozmuştur. Buna katılıyor musunuz?

Nerede yaşamayı tercih ederdiniz? Şehirde mi yoksa, köyde mi?

Eğitim kurumlarının eğitime aktardıkları para kadar öğrencilerin spor aktivitelerine de aktarmaları gerekir. Fikrine kalıyor musunuz?

Bazıları lokantada, bazıları da evde kendisi hazırlayıp yemeği tercih ederler. Siz nerede yemek isterdiniz?

Bazıları derler ki, üniversite derslerine katılım serbest olmalı. Bazıları da üniversite derslerine devam mecburiyeti olmalı, der. Bunların hangisine katılıyorsunuz?

Evinizin hemen yanında yeni bir disko açılacakmış. Buna karşı mısınız veya destekliyor musunuz?

Devlet toplu taşıma araçlarını mı yenilemeli mi, yoksa daha güzel yollar mı yapmalı?

Çocuklar için köyde yaşamak şehirde yaşamaktan daha iyidir? Buna katılıyor musunuz?

Öğrenciler okurken çalışmalı mı? Buna katılıyor musunuz?

İnsanlar bazen sevmedikleri şeyleri de yapmalılar. Buna katılıyor musunuz?

Televizyon, gazeteler ve dergiler meşhurların özel hayatlarına çok fazla yer veriyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bazıları dünyaya insanlar tarafından zarar verildiğini düşünüyorlar. Buna katılıyor musunuz?

Bazı insanlar hayatlarını hep aynı yerde geçirirler bazıları da daha iyi iş için, ortam için, ev için hatta hava için değişiklerde yaşarlar. Siz hangisini tercih edersiniz?

Paranızı kazanır kazanmaz harcamak mı iyi, biriktirmek mi iyi?

Biri size bir miktar para hediye etti. Bu parayla ya bir mücevher ya da katılmak istediğiniz bir konser bileti alabilirsiniz. Siz hangisini tercih ederdiniz?

Canlı yayına katılmak televizyonda herhangi bir olayı izlemekten daha eğlencelidir. Katılıyor musunuz?

Gelişme her zaman iyidir, fikrine katılıyor musunuz?

Geçmişi bilmenin şimdiki yaşayanlara bir faydası yoktur. Fikrine katılıyor musunuz?

Teknoloji sayesinde öğrenciler daha iyi ve daha hızlı öğreniyorlar konusuna katılıyor musunuz?

Asla vazgeçme! Bu neyin ifadesi: Hiçbir zaman hedeflerine ulaşmak için durma daha da çok çalış demektir. Fikrine katılıyor musunuz?

Bazıları arkadaşla, bazıları da yalnız mı seyahat etmeyi severler. Siz hangisini tercih ederdiniz?

Bazıları erken kalkıp işe hemen başlamayı, bazıları da geç kalkıp gece geç saatlere kadar çalışmayı tercih ederler. Siz hangisini tercih ederdiniz?

Çok büyük bir holdingde mi yoksa küçük bir firmada mı çalışmayı tercih ederdiniz?

Yüz yüze diyalog diğer iletişim (mektup, telefon vs) lerden daha iyidir. Buna katılıyor musunuz?

Bazıları bir işi bildiği en iyi metotla yapmayı, bazıları da yeni metotlar veya riskler almayı severler. Siz neyi tercih ederdiniz?

Başarı nasıl elde edilir? Planlı çalışarak mı yoksa bazı riskler alıp hayattaki şansları değerlendirerek mi?

İnsanın dış görünüşüne bakarak asla hüküm vermemeliyiz. Buna katılıyor musunuz?

İnsan önemli bir kararı kendi başına vermemelidir. Buna katılıyor musunuz?

Bazı filmler insanları düşündürmek için bazıları da sadece güldürüp eğlendirmek için yapılmıştır. Siz hangisine katılıyorsunuz?

İş adamları kar sağlamak için her şeyi yapmalıdır? Buna katılıyor musunuz?

Bazıları bir işi yaparken veya yaptırırken acele eder bazıları da işi ağırdan alır. Siz hangisine katılıyorsunuz?

Oyunlar çocuklar kadar önemli olduğu kadar büyükler için de önemlidir. Buna katılıyor musunuz?

Yetişkinler çocukları adına karar verebilir mi?

Hayatta yaşadığımız bazı tecrübeler önce bize zor gibi görünse de gelecek için önemli birer ders olmuştur. Buna katılıyor musunuz?

Bazı insanlar işçi bazıları da iş veren olmayı isterler. Siz......................

Şehirler eski tarihi binalarını korumalı mı yoksa, onları yıkıp yerlerine daha modern binalar mı inşa etmeli?

Çocuğun başarısında sınıftaki arkadaşlarının etkisi anne babasından daha çoktur? Buna katılıyor musunuz?

Eğer siz işveren olsaydınız ne tür bir işçi alırdınız? Tecrübesiz düşük ücretli mi yoksa tecrübeli yüksek ücretli mi?

Sizce bir öğrenciye her gün ödev vermek gerekli mi?

Araba insan hayatını geliştirmiş midir yoksa ciddi problemler mi meydana getirmiştir?

Yüksek ücretli, uzun mesaili, aile ve arkadaşlarınıza daha az zaman kalan bir iş mi; yoksa düşük ücretli, kısa mesaili, aile ve arkadaşlarınıza daha fazla zaman kalan bir iş mi, isterdiniz?

Notun öğrencinin öğrenmesine katkısı vardır fikrine katılıyor musunuz?

Bilgisayar hayatı kolaylaştırıp daha elverişli hale mi getirmiştir yoksa zorlaştırıp kompleksleştirmiş midir?

Grup halinde seyahat etmenin en iyi yolu rehber ile seyahat etmektir. Buna katılıyor musunuz?

Üniversitede öğrencilerin bir çok derse katılmaları mı; yoksa tek bir dalda uzmanlaşmaları mı daha iyidir?

Çocuk okula başlar başlamaz yabancı dil öğrenmeye başlamalıdır? Buna katılıyor musunuz?

Erkekler ve kızlar ayrı okullarda okumalıdır? Buna katılıyor musunuz?

Gruplar halinde çalışmak mı, ferdi çalışmak mı daha iyidir?

Teknoloji dünyaya faydalı mıdır, zararlı mıdır?

Reklam bir ülke hakkında bir çok fikir veya bilgi verebilir. Buna katılıyor musunuz?

Modern teknoloji dünyayı tek kültür haline getirmiştir. Buna katılıyor musunuz?

İnternet insanlara çok ve değerli bilgiler sağlar bazıları da çok fazla bilginin problem çıkartacağını söyler. Buna katılıyor musunuz?

Dans etmenin kültürde önemli bir rolü vardır? Buna katılıyor musunuz?

Bazı insanlar Hükümetlerin uzay araştırmalarına daha çok para harcaması gerektiğini bazıları da yer yüzündeki temel ihtiyaçlara para harcanması gerektiğini söylerler.

Bazı insanlar hep aynı iklimin yaşandığı yerlerde bazıları da değişken iklimlerde yaşamayı isterler. Siz nerede yaşamak isterdiniz?

Öğretmenler öğrencilerin öğrendiği kadar para almalıdır. Buna katılıyor musunuz?

Elle iş yapmayı mı, makine kullanmayı mı tercih ederdiniz? Okul öğrencilerden, öğretmenleri değerlendirmelerini istemeli mi?

Üniversite öğrenimi bütün öğrencilere sağlanmalıdır. Buna katılıyor musunuz?

Hayatı öğrenmenin en iyi yolu arkadaş ve ailenin tavsiyelerini dinlemek mi; yoksa kendi tecrübelerine göre hareket etmek mi?

Yabancı ülkeye göç eden birisi kendi adetlerini mi yaşamalı; yoksa göç ettiği ülkenin adetlerini mi yaşamalı?

Vaktinizi yalnız mı; yoksa arkadaşlarınızla mı geçirmeyi tercih ederdiniz?

Genç yetişkinlerde, ailenin mi yoksa arkadaşların mı etkisi daha çoktur?

İnsan boş vakitlerini geçirmek için plan yapmalı mı, yapmamalı mı?

Sizce en iyi öğrenme metodu hangisidir: Yaparak yaşayarak öğrenme mi, okuyarak mı, ya da başkalarını dinleyerek mi?

Hayatınızda hep yeni değişiklikler olmasını mı; yoksa hep aynı kalmasını mı isterdiniz?

İnsan hemen mi karar vermeli; yoksa dikkatlice düşünerek mi karar vermeli?

Bir başkası hakkındaki ilk kanı her zaman doğru çıkar. Buna katılıyor musunuz?

İnsan hep elindekiyle yetinmez ve hep daha fazlasını ister fikrine katılıyor musunuz?

İnsanların değişik elbiseler giymesi onların davranışlarına etki eder mi?

İnsanlar gerçek olaylar hakkında kitaplar mı; yoksa hayal ürünü kitaplar mı okumalı?

Öğrenciler için Tarih ve Edebiyat okumak Fen ve Matematik okumaktan daha mı önemlidir?

Bütün öğrenciler ortaokulda sanat ve müzik dersleri almalıdır. Buna katılıyor musunuz?

Gençler yaşlılara bir şeyler öğretebilir mi?

Roman ve kısa hikaye okuma film bakmaktan daha eğlencelidir? Buna katılıyor musunuz?

Her gün okulda jimnastik yapılmalı mıdır? Yoksa öğrenciler sadece akademik çalışmalarla mı meşgul olmalıdır?

Sadece çok para kazanan insanlar mı başarılıdır??

İnsanın çocukluk yılları hayatını en önemli yıllarıdır. Buna katılıyor musunuz?

Çocuklar yapabilmeye başladıkları andan itibaren ev işlerinde yardımcı olamaya başlamalıdırlar? Buna katılıyor musunuz?

Öğrenciler okullarda üniforma giymeli mi?

Oyun oynamak sadece kazandığın zaman mı eğlencelidir?

Grup üyesi olmak mı, grup lideri olmak mı daha güzel?

Öğrenciler okumak istedikleri dersleri mi okumalıdır?

Hipnozla kısa sürede yabancı dil öğrenilebilir mi?

Geleceği bugünden bilmek mümkün müdür?

Size göre insanlar ölüme çare bulabilirler mi?

Bir insanın uzun yaşaması mı, ömrünü değerlendirerek yaşaması mı daha önemlidir?

Ölümün olması mı olmaması mı daha iyidir?

Bazı tablolar, 10 milyon dolara kadar alıcı bulmaktadır. Bunu mantıklı buluyor musunuz ?

İnsanların herhangi bir konuda fanatik olmaları sizce doğru mudur?

Sizce hayvanat bahçelerinin olması gerekli midir?

Tabiatta mükemmel bir düzenin olduğunu söyleyebilir miyiz?

Eğer mitolojik hikayeler ve efsaneler olmasaydı, yazarlar güzel romanlar yazabilir miydi?
Dünyamızdan başka gezegenlerde hayat olabilir mi?

Gelecekten haber veren insanlara inanır mısınız?

Trafik eğitimi adılı bir desin gerekli olup olmadığını tartışınız.

Bir toplumun gelişmesinde ihtiyarların mı, yoksa gençlerin mi katkısı daha büyüktür?

Huzur evleri gerekli midir?

Günümüzde ihtiyarlara gereken saygı gösteriliyor mu? Gösterilmiyor diyorsanız bunun sebepleri nelerdir?

Dünya genelinde insanlar dengeli ve yeterince beslenebiliyorlar mı?

�Kainattaki herşey insanın emrine verilmiştir.� sözü doğru mudur?

Siz iki gözünüzü 1 milyar dolara satar mısınız?

Bir millet, başka bir milletin kültürünü çok kısa bir zamanda benimseyebilir mi?

Sizce gelecekte depremlerin olması engellenebilecek mi?

�Siz mi zamanı yönetiyorsunuz, yoksa zaman mı sizi yönetiyor?� Tartışınız.

Sizce suçlulara idam cezası verilmeli mi, verilmemeli mi?

Öğrencilere okuma kitaplarının seçiminde müdahale edilmeli midir, edilmemeli midir?

Kitap daha çok gençlikte mi yaşlılıkta mı okunmalıdır?

Çok gezen mi, çok okuyan mı daha çok bilir?

İmkânsız olsa yerli araba mı yoksa yabancı araba mı alırsınız? Niçin?

Yabancı firmaların veya yatırımcıların ülkenizde çalışmasını destekliyor musunuz destelemiyor musunuz?

Teknolojinin çok hızlı bir şekilde gelişiyor olması günümüz insanını mutlu etmeye yetiyor mu?

Bilgisayar öğretmenin yerini alabilir mi?

Zengin olmak, mutlu olmak için yeterli midir?

Bunu Yazdır Bunu Arkadaşına Gönder

  Hükümlülerden münazara
Gönderen: admin - 04-03-2009 10:53 PM - Cevap Yok

Van'ın Gevaş İlçe Gevaş Kaymakamlığı tarafından yürütülen Gevaş Sosyal ve Kültürel Etkinlikleri Projesi (GESOKEP) kapsamında hükümlüler arasında münazara yapıldı.

Vizontele Sinema Salonu'nda gerçekleştirilen münazara programına, İlçe Kaymakamı Tahsin Aksu, Emniyet Amiri Serdar Avcı, Halk Eğitim Merkezi Müdürü Maşuk Arvas, Van M Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Gevaş Açık Bölümü Müdürü Galip Yalçın, bazı kamu kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı. Gevaş Açık Bölümü hükümlülerinin kendi aralarında yaptığı münazarada bir grup 'Bireyin suç işlemesinde toplum etkilidir' görüşünü savunurken, diğer bir grup ise, 'Bireyin kendisi suç işlemeye meyillidir' görüşünü savundu.

Yaklaşık 1 saat süren ve katılımcılar tarafından ilgiyle izlenen münazarayı, 'Bireyin kendisi suç işlemeye meyillidir' görüşünü savunan grup kazandı. Münazara sonunda başarılı olan hükümlülere sertifika ve kupa veren Kaymakam Tahsin Aksu, projeye katılan kişilerin ikna kabiliyetlerini geliştirdiklerini anlatarak ''Bu projeler toplumun her kesimini içine katıyor. Münazaralarda mahkumlar, imamlar öğretmenler, doktorlar, polisler öğrenciler ve çiftçiler gibi çeşitli kesimlerde herkes bulunuyor. Büyükler küçüklere, küçükler büyüklere bir şeyler öğretmeye çalışıyor. ''İnsanlar kavga etmeden, meselelerini halletmelerini, kan davalarına dönüştürmeden, hastanede hapishanede yatmadan, sorunlarını konuşarak çözmelerini hedefledik. İnsanlar bu yönde çaba sarf etsinler. Kültürel birikime sahip kişiler sorunlarını konuşarak çözebilirler. Bu anlamda insanlar farklı bakış açılarına sahip de olabilirler. Bazen süt ak mıdır? kara mıdır? meselesinde kara diyen haklı olabilir. Önemli olan oradaki ikna kabiliyetidir ve konuşma düzenidir. Bu anlamda Gevaş Sosyal ve Kültürel etkinlikler projesine katkıda bulunan her kesime teşekkürlerimi sunuyorum'' dedi.

''PROJEYE DAHİL EDİLMEMİZ BİZİ SEVİNDİRDİ''

Van M Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Gevaş Açık Bölümü hükümlüleri ise, kendilerinin bu tür etkinliklere dahil edilmesinin son derece sevindirici olduğunu belirterek Kaymakam Tahsin Aksu'ya teşekkür ettiler.
Münazara, hükümlüler tarafından gerçekleştirilen müzik dinletisi ile son buldu.

Bunu Yazdır Bunu Arkadaşına Gönder

  Öğrencilerimizden Münazara Yarışmasında Büyük Bir Başarı Daha
Gönderen: admin - 04-03-2009 10:52 PM - Cevap Yok

Öğrencilerimizden Münazara Yarışmasında Büyük Bir Başarı Daha

Active ImageOkulumuz öğrencileri İlçemizdeki İlköğretim Okulları arası yapılan münazara yarışmasında Özel Gülten Nakıpoğlu İÖO'nun ardından geçen yıl ki Münazara yarışması ilçe 1.sı olan 50.Yıl Karabayır İÖO'nun karşısında da büyük bir başarı göstermiştir. 11 Kasım 2008 Salı günü Öz-De-Bir İÖO ile münazara yapacaklar. Ayrıntılar haberin devamında...

Okulumuz öğrencileri Esenler İlçesi İlköğretim okulları arası Münazara yarışmasında İlçemiz Özel Gülten Nakıpoğlu İlköğretim Okulu öğrencileri ile münazara yarışmasında 360 puana karşılık 460 puan alarak büyük bir başarı gösterdiler.

Öğrencilerimiz 3 Kasım 2008 Pazartesi geçen yıl Esenler ilçesi münazara yarışması birincisi olan 50.Yıl Karabayır İlköğretim Okulu öğrencileri ile münazara yarışması yaptı ve öğrencilerimizin 438 puan aldığı yarışmada 50.Yıl Karabayır İÖO öğrencileri 416 puan aldı ve Okulumuz bir sonraki münazaraya katılma şansı yakalamış oldu.

11 Kasım 2008 Salı günü Öz-De-Bir İÖO ile münazara yapacakalar.

Münazara yarışmasına Okulumuzu temsilen katılan öğrencilerimiz:

Merve KURT (8/B)

Mehtap DALKILIÇ (8/E)

Rabia ÇELİK (7/D)

Fatma Gül ATALAY (8/E)

Dilan OKTAY (8/C)

Ayşe ULUBAYRAM (6/F)

Bunu Yazdır Bunu Arkadaşına Gönder

  Münâzara Analizi - Prof.Dr.Yusuf Şevki Yavuz
Gönderen: admin - 04-03-2009 08:58 PM - Cevap Yok

Münâzara

‘Gerçeğin ortaya çıkarılması için yapılan tartışmaların esaslarını inceleyen bilimin adı’.

Sözlükte ‘’bakmak, düşünmek'’ anlamındaki nazar kökünden türeyen ve ‘’karşılıklı olarak bakmak, birlikte düşünmek'’ mânasına gelen münâzara kelimesi, terim olarak gerçeğin bilinmesine yönelik tartışmaların yöntem ve kurallarını araştırıp belirleyen ilmî disiplini ifade eder. Kur’an’da münâzara kelimesi geçmemekle birlikte nazar kökünden türeyen bazı fiillerle düşünmenin temel bilgi kaynakları arasında yer aldığına dikkat çekilmiş, fikrî tartışma ise cedel kavramı ile ifade edilmiştir. Ayrıca tartışmaların en güzel şekilde yapılması istenmiştir. Muhatabın amacını hedefinden saptırmak, ileri sürmediği bir görüşü isnat edip onu mağlûp etmeye çalışmak, muarızın kişiliğini küçük düşürücü tavırlar takınmak, kesin delile dayanmadan cedele girişmek, gerçeğin ortaya çıkmasından sonra tartışmayı sürdürmek, hakkı bâtıl ve bâtılı hak diye göstermeye çabalamak gibi ilmî ve ahlâkî nitelikler taşımayan tartışmalar yerilmiştir. Yine Kur’an’da, gerçeği savunmak amacıyla yapılması emredilen en güzel tartışma için bazı şartlar öngörülmüştür. Tartışmayı uygun zeminde yapmak, kesin delile dayanmak, getirilen açık delili kabul edip tartışmayı bitirmek ve muhataba karşı nazik davranmak bu şartların başlıcalarını oluşturur. Kur’ânı Kerîm peygamberlerle kavimleri arasında geçen tartışmaları da aktarmaktadır. Bu tartışmalarda bir fikrin doğruluğunu kanıtlama veya yanlışlığını gösterme şeklindeki metotlar kullanılmıştır. Bir düşüncenin doğruluğunu ortaya koymak için gözlem ve deney, kıyas ve karşılaştırma yöntemlerinden faydalanılır. Düşüncenin yanlışlığını göstermek için de her şeyden önce iddiaya karşılık delil talep etme, iddianın doğruluğuna dair kanıt isteme, iddianın veya gereğinin gerçekle çeliştiğini gösterme, ihtimalleri göz önünde bulundurup tartışmaya açma, muarızı şüpheye düşürme, sorucevap yoluyla ileri sürülen görüşü çürütme, kararlı bir tavır takınıp kesin bir ifade kullanma, muhatabın samimiyetsizliğini ve dolayısıyla haksızlığını ortaya koymak amacıyla sahte davranış içinde bulunan tarafa müştereken beddua etme (bk. MÜBÂHELE), darbımesel ve kıssalar zikretme gibi yöntemlere başvurulur (Yavuz, s. 113-182).

Münâzara disiplini kelâm ve fıkıhta mezheplerin teşekkülüne bağlı olarak oluşmuştur. Farklı itikadî ve fıkhî mezhepleri benimseyen âlimler arasında erken dönemlerden itibaren çeşitli meclislerde ve özellikle Abbâsîler devrinde halifelerin saraylarında hem müslüman âlimler hem de müslüman âlimlerle yahudi, hıristiyan, Mecûsî, mülhid gibi değişik din ve akımlara mensup âlimler arasında ilmî tartışmalara girişilmiş (Şevkı Dayf, III, 457-459; Cemîl Saîd, V [1973], s. 187-204), bunlardan faydalı sonuçlara ulaşabilmek için tartışma âdâbı ile kurallarına ihtiyaç duyulmuş ve ‘’ilmü âdâbi’l-bahs ve’l-münâzara'’ (ilmü’l-münâzara) adıyla bir ilim dalı oluşmuştur. Bazı âlimlerin kullandığı ‘’ilmü’l-cedel'’ tabiri ise rağbet görmemiştir. Muhtemelen, cedel kavramında sertlik ve muarızı mutlaka mağlûp etme gibi İslâm ahlâkıyla bağdaşmayan bir anlamın bulunmasına karşılık münâzaranın beraberce düşünmekle irtibatlı olması bu adın daha çok benimsenmesine vesile olmuştur. Zamanla medrese eğitiminde her öğrencinin bu alanda yazılan bir eseri okuması gelenek halini almıştır. İbn Haldûn’un belirttiğine göre cedel ve münâzara ilmini konu edinen eserler başlıca iki şekilde telif edilmiştir: Ebü’l-Usr Fahrü’l-İslâm el-Pezdevî usulü ile Rükneddin el-Amîdî usulü. Pezdevî münâzaranın sadece Kur’an, sünnet, icmâ ve kıyastan oluşan dinî delillere dayanılarak yapılmasını esas alır ve dinî çerçeveyle sınırlı kalmasını ister. Amîdî ise tartışmada dinî, felsefî ve mantıkî konularda delil olarak kullanılabilecek her bilgiden yararlanmayı kabul eder. Bu ikinci yöntem, geniş ölçüde akıl yürütme ve her konuda delil getirmeye imkân tanıdığı için daha çok kabul görmüş, ancak mugalata ve safsata türü kıyasların da kullanılmasına yol açması sebebiyle eleştirilmiştir (Mukaddime, III, 1068; münazara ilminin fıkha uyarlanışı için bk. HİLÂF).

Belirlenen ilkelere göre tartışmanın niteliği ve kuralları şöylece özetlenebilir: Bir konuyu tartışan iki kişiden iddia sahibine ‘’muallil'’ (sebep bildiren ve cevaplayan kimse), diğerine de ‘’sâil'’ (iddia sahibince öne sürülen fikirleri kontrol edip delile ihtiyaç hissettiren tezlere delil isteyen ve soru soran kimse) adı verilir. Tartışan kimse naklettiği bir görüşü kaynağına dayandırmaya mecburdur. Ancak naklettiği düşüncenin doğruluk veya yanlışlığını ileri sürerse iddia sahibi olur ve tezini kanıtlamakla yükümlüdür. Zira apaçık ve zaruri şekilde bilinemeyen her iddianın delillendirilmesi gerekir. Tartışmada kanıt olarak getirilen kıyasın şekil ve muhteva yönünden doğruluğu zorunludur. Eğer delil şekil bakımından yanlış olursa ‘’mugalata'’ adını alır ve geçersiz sayılır.

Münâzara esnasında bazan sâilin, bazan da muallilin başvurduğu hükümlerle ilgili kurallar şunlardır: a) Engelleme (men‘): Öne sürülen iddiaya delil isteyerek veya delilin öncüllerine itiraz ederek muârızı reddetmek. b) Delili bozma (nakz): Gösterilen delillerin öncüllerine itiraz etmeden yeni bir delille onu çürütmek. c) İddiaya karşı koyma (muâraza): Öne sürülen iddianın zıddının doğruluğunu kanıtlamak suretiyle doğrudan doğruya iddiayı çürütmek. Sâil, delili bozma veya iddiaya karşı koyma şıklarından biriyle hareket etmek istediği takdirde muallil konumuna gelir, muallil de sâilin yerini alır. Sözü edilen üç kuralın her birinde sâil ve muallilin çeşitli görevleri mevcut olup bunlar klasik münâzara kitaplarında sayılmaktadır (Yavuz, s. 21-31). Bir iddianın reddedilmesi onun yanlışlığını göstermekten çok iddiada kapalılık bulunduğuna işaret eder, delilin bozulması ise onun yanlışlığını gösterir. Bu sebeple mukabil bir delille bozulan delilin yanlışlığına hükmedilir. Ancak delilin yanlış olması ilgili iddianın yanlışlığını gerektirmez, sadece iddia o delille kanıtlanmamış sayılır ve başka bir delile ihtiyaç duyulur. İtirazların en zayıfı engelleme ise de gerçeğin ortaya çıkmasına daha çok katkıda bulunduğundan en yararlı itiraz sayılır (Taşköprizâde, Âdâbü’l-bahs, s. 2-10; Ahmed Cevdet Paşa, s. 9-46).

Kavramlarla ilgili tartışma kuralları ‘’tanım'’ ve ‘’bölme'’ kısımlarında incelenir. ‘’Bir kavramın karakteristik kapsamını belirleyen zihin işlemleri'’ demek olan tanıma ancak tanımın eksik olduğu ve yabancı unsurlar içerdiği iddiasıyla itiraz edilebilir. Bir bütünün parçalara bölünmesi halinde bölmenin tam olmadığı veya bölmeye dahil unsurların dışarıda bırakıldığı ileri sürülerek karşı çıkılabilir. Bölmeyi yapan kimse bunları cevaplandırmakla yükümlüdür (Saçaklızâde, er-Risâletü’l-velediyye, s. 1-2; Gelenbevî, s. 7). Tartışma sonunda muallil başarılı olması halinde sâili ilzâm etmiş, sâil de başarılı olması durumunda muallili ifhâm etmiş sayılır.
Münâzara literatüründe üzerinde durulan konulardan biri de münâzara âdâbıdır; bununla ilgili olarak bazı ilkeler belirlenmiştir. 1. Tartışırken sözü aşırı derece uzatmamalı, ancak amacın anlaşılmasına engel olacak şekilde kısa da tutmamalıdır. 2. Yan konulara girilmemeli ve hedef saptırılmamalıdır. 3. Tartışma esnasında gülme, hiddetlenme gibi olumsuz tavırlar gösterilmemelidir. 4. Muhataba konuşma fırsatı tanınmalıdır. 5. Münâzara kurallarını ve âdâbını bilmeyen, ayrıca alay eden ve böbürlenen kimselerle tartışmaya girişilmemelidir. 6. Muhataba karşı nazik ve saygılı bir tavır takınılmalıdır. 7. Muhatabın gerçeği ortaya çıkarmasına en-gel olunmamalıdır.

Münâzarayla cedelin aynı şey olduğunu kabul eden âlimler bulunduğu gibi (İbn Haldûn, III, 1068) bunları ayrı ayrı ilimler sayanlar da vardır. Münâzara gerçeğin ortaya çıkarılmasını amaç edinir, cedel ise doğru veya yanlış belli bir fikrin üstün gel-mesini yahut geçersiz kılınmasını sağlamayı hedefler (Saçaklızâde, Tertîbü’l-’ulûm, s. 142-143). Kur’an bu amaçla yapılan tartışmaları yasakladığından cedel adıyla ayrı bir ilim dalı gelişme göstermemiştir (bk. CEDEL).

Münâzara ilmi hakkında yazılan risâle ve kitapların başlıcaları şunlardır: Rükned-din el-Amîdî, el-İrşâd fî ‘ilmi’l-hilâf ve’l-cedel; Ahmed b. Hibetullah el-Medâinî, Ahkâmü’l-cedel ve’l-münâzara (Keşfü’zzunûn, I, 69); Adudüddin el-Îcî, Âdâbü’l-bahs ve’l-münâzara; Ebû Muhammed İbnü’l-Cevzî, el-Îzâh likavânîni’l-ıstılâh fi’l-cedel ve’l-münâzara (Kahire 1955); Muhammed b. Eşref es-Semerkandî, Risâle fî âdâbi’l-bahs ve turukı’l-münâzara (Süleymaniye Ktp., Yazma Bağışlar, nr. 2661); Seyyid Şerîf el-Cürcânî, Usûlü’l mantık ve’l-münâzara (Kahire 1335); Taşköprizâde Ahmed Efendi, Âdâbü’l-bahs ve’l-münâzara (Kahire 1310); İsmâil Hakkı Bursevî, Şerh ‘alâ Âdâbi’l-bahs liTâşköprîzâde (İstanbul 1273); Saçaklızâde, er-Risâletü’l-Velediyye fî âdâbi’l-bahs ve’l-münâzara (İstanbul 1325); Ali Rızâ Ardahânî, Mi‘yârü’l-münâzara (İstanbul 1307); Mustafa Sabri, ‘İlmü âdâbi’l-bahs ve’l-münâzara (Kahire 1912); Muhammed Cemâleddin İstanbûlî, Şerhu’l-Manzûmeti’zzâhire fî kavânîni’l-bahs ve’l-münâzara (İstanbul 1322); Şirvanlı Ahmed Hamdi, İlmi Münâzara (İstanbul 1293), Hamd b. İbrâhim el-Osman, Usûlü’l-cedel ve’l-münâzara fi’l-Kitâb ve’s-Sünne (Küveyt 1422).

kaynak:Prof.Dr.Yusuf Şevki Yavuz

Bunu Yazdır Bunu Arkadaşına Gönder

  İlginç bir münazara öyküsü -- Abbas Güçlü
Gönderen: admin - 04-03-2009 08:51 PM - Cevap Yok

İlginç bir münazara öyküsü


Münazara yarışmalarının yeniden başlaması sevindirici. Düşünen, soran, sorgulayan, irdeleyen gençlerin yetişmesinde önemli aktivitelerden biri.
Ama hakem heyetinin, yani jürilerin objektif olması koşuluyla. Yoksa kazandırdığı artı değerlerin çok ötesinde, güven duygusunun yitirilmesine de neden olur ki, bu da gençlere yapılacak kötülüklerin en büyüğüdür.
Ayrıntılara girmeden önce, isterseniz gelin bu konuya ilişkin olarak gelen bir mektuba göz atalım:
"Biz Kağıthane ilçe birincisi olan bir münazara takımıyız. Milli Eğitim Bakanlığı'nın düzenleyeceği 'İlçeler Arası Lise Münazara Yarışmasını' ilk duyduğumuzda çok mutlu olduk. Yaklaşık 4 aydır birçok münazaraya katıldık ve gerek derslerden çıkarak, gerek hafta sonlarında buluşarak, gerek günlerce araştırma yaparak, çok çalıştık ve emek sarf ettik.
Katıldığımız tüm münazaraları kazandık ve birçok öğretmen ve müdür tarafından tebrikler aldık. Başarılı bir takımdık. Ve son olarak dün Sarıyer ilçesiyle düzenlenen yarışmaya gittik. Yarışma başladı ve bu yarışmada konu avantajının getirdiği artıdan yaralanarak, başarılı bir iş çıkardık.
Zira en iyi performansımızı sergiledik. Fakat münazara da esas olanın, karşı tarafı çürütmek ve konuya hâkim olmak olduğu yarışmamızda, rakip öğrenciler hemen hemen hiç kendi konusuna değinmedi, ilk defa bir münazara da hiçbir çürütmenin yapılmadığını gördük ve zamanlamaya da uyulmadı.
Bizse 4 sayfalık çürütmelerle birlikte konumuzu tanıttık, üstün olduğu yönlerini belirttik, ama sonuçta onlar kazandı. Yarışma sonunda şunu merak ettik, bu yarışma bir münazara mıydı, yoksa biz mi yanlış gelmiştik? Üstelik jüri de yüzümüze bakmadan karşı tarafın çürütme yaptığını, bizimse yapmadığımız söyledi ve gitti.
Karşı tarafın çektiği video izlenirse eğer, bunun tam tersi bir durumun görüleceği de açık. Ancak bunca emeğin ardından alaycı sözlerle uğurlanmak ve böyle durumlara bu yaşta alışmamız gerektiğini öğrendik. Birde haklı, başarılı ve daha iyi olmanın, kazandığınız anlamına gelmediğini..."

Burası Türkiye!
Peki ailelerin bu konudaki yaklaşımı ne olmuş? İşte bu konuda anne Zuhal Nakay ile ile kızı Ekin arasında geçen diyalog:
"Teselli amacıyla aile olarak hepimiz "Burası Türkiye, böyle şeyler hep olur!" dedik, çok kızdı. "Madem burası Türkiye, o zaman aylardan beri niye böyle hazırlandık, sonuçta niye iyi bir üniversiteye girmek için çabalıyoruz?" diye sordu.
Doğru, o zaman aslında hepimiz havlu atıp bu işlerden vazgeçelim. Nasıl olsa boşuna emek.

Güven erozyonu
Sanırım bizlere düşen en büyük sorumluluk, çocuklarımıza doğruyu öğretirken, yanlışlarla da başa çıkmayı öğretebilmek. Gereksiz yere üzülmelerini istemiyoruz, ama bunu yaparken de ölçüyü kaçırıp tümüyle de tepkisiz hale getirmememiz lazım. İşte bu ince çizgiyi tutturmak hiç de kolay olmuyor."
Gençlerin, ülkeyi yöneten ve yönlendirenlere karşı olan güvenleri giderek azalıyor. Bu her kademe için geçerli. Okul yönetiminden bakana, başbakandan cumhurbaşkanına kadar herkes için söz konusu.
Sadece o kadar mı? Kurumlara olan güven de hızla erozyona uğruyor. Yarın bu konuda İstanbul Üniversitesi'ne yönelik çok çarpıcı bir örnek daha vereceğim.
Aslında ufak bir ayrıntı gibi gözüken bu güven erozyonu, "Gençler neden Türkiye'yi yeterince sevmiyor?", "Fırsatını buldu mu neden kaçmak istiyorlar?" sorularının da cevabıdır.
Peki, bu erozyon nasıl durdurulur, yitirilen güven yeniden nasıl kazanılır?
İşte bu konuda çok çaba harcamamız gerekiyor. Güven, ne dayatmayla ne polis copuyla sağlanır. Ama bunu önce yetişkinlerin anlaması gerekiyor.
Özetin özeti: Güven ve güvenliğin olmadığı yerde, ne sağlıklı olabilir ki!..

Abbas Güçlü

Bunu Yazdır Bunu Arkadaşına Gönder